Doğru Terapisti Bulma Rehberi
Hayatta tek başınıza baş etmekte zorlandığınız ancak çevrenizdekilere açamadığınız ya da çevrenizdekilerin de yetersiz kaldığınız sorunlarla boğuşuyor olabilirsiniz. Belki birisi bir noktada “Profesyonel birileriyle mi görüşsen?” dedi, belki de siz “Benim artık bir yardım almam lazım” dediniz kendi kendinize. Peki her konuda seçeneklerin derya deniz olduğu bu günlerde doğru yardıma nasıl ulaşabilirsiniz?
Genel olarak ilk yaptığımız eylem çevremize tanıdıkları biri olup olmadığını sormak olabilir. Aslında bu basit ve doğru bir yol gibi gözükse de terapi gibi kişinin hassas bilgilerinin paylaşıldığı bir alanda bir tanıdığının psikoloğuna başvurmak hem psikoloğun tabii olduğu etik ilkeler sebebiyle hem de sizin kendinizi psikoloğunuza açarken kafanızda soru işaretleri olmaması bakımından pek de doğru bir yol sayılmaz. Peki internette binlerce uzman arasında kimi nasıl seçebileceksiniz? Gelin size doğru terapisti ararken dikkat etmeniz gerekenler konusunda rehberlik edelim:
1. Terapiye başvurma nedeninizi belirleyin.
Günlük hayatın stresleriyle mi başa çıkmakta zorlanıyorsunuz, ilişkilerinizde mi problem yaşıyorsunuz, duyduğunuz kaygılar hayatınızı mı zorlaştırıyor, hayattan keyif almıyor musunuz, psikiyatriden gördüğünüz tedaviye ek bir destek mi arıyorsunuz? Bunlar terapiye başvurma motivasyonu olabilecek sebeplerden sadece birkaçı. Hangi nedenle terapiye başvurduğunuz konusunda netleşirseniz terapist arayışınızı da bu sorun alanında uzmanlaşmış kişilerle kısıtlayabilirsiniz.
2. Sorununuza yönelik en başarılı terapi ekolünü öğrenin.
Her terapistin aldığı eğitimlerle yönlendiği ve uyguladığı terapi ekolleri bulunmaktadır. Birçok terapist birden fazla ekolü sentezlediği eklektik bir yaklaşım da benimsemektedir. Siz terapiye başvurma nedeninizi belirledikten sonra bu neden üzerinde çalışan ve başarılı sonuçlar alan ekoller hakkında araştırma yaparak terapist aramanızı sınırlandırabilirsiniz. Başlıca terapi ekollerini ve bu ekollerin hangi sorunlar üzerinde olumlu sonuçlar elde ettiğini ele aldığımız Instagram postumuza buradan ulaşabilirsiniz.
3. Terapistin eğitim bilgilerini öğrenin.
Ülkemizde ne yazık ki psikologların meslek yasası yok ve geçtiğimiz yıllara kadar Psikoloji veya Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans mezunu olmayan kişiler de Klinik Psikoloji yüksek lisans programlarına kabul edilebiliyordu. İronik olarak bir danışan olarak dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri, psikoloğunuzun gerçekten psikolog olup olmadığını teyit etmeniz. Psikolog unvanı sadece 4 yıllık Psikoloji lisans mezunlarının kullanabileceği bir unvandır. Lisans ve yüksek lisans eğitimleri dışında yukarıda da belirttiğimiz üzere terapistinizin ilgili ekolde uzman, eğitim vermeye yetkili kuruluş ve kişilerden eğitim alıp almadığını teyit etmeniz gerekmektedir. Örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi’de EABCT akreditasyonu, Şema Terapi’de ISST akreditasyonu önem arz etmektedir. Bunlara ek olarak özellikle çalıştığı yaş grubu, çocuk, ergen, yetişkin veya çift terapisi gibi spesifik alanlarda deneyimi olup olmadığını kontrol edin.
4. Yüz yüze mi yoksa online terapi mi istediğinize karar verin.
Terapinin sürdürülebilirliği bakımından fiziksel ulaşılabilirlik önemli bir noktadır. Yüz yüze terapide, rahatlıkla ulaşabileceğiniz bir semt ile terapist arayışınıza ek bir filtreleme yapabilirsiniz. Online terapide ise hem sizin hem de terapistinizin terapinin gerekliliklerini sağlayabilmesine dikkat edilmelidir. Başkaları tarafından dinlenmeyen, sessiz ve güvenli, bağlantı şartlarının yeterli olduğu bir ortam sağlanmalıdır.
5. Bütçenizi de göz önünde bulundurarak karar verin.
Yine sürdürülebilirlik bakımından terapinin sizi maddi olarak zora sokmaması gerekmektedir. Bizim de aralarında bulunduğumuz birçok psikoloji kliniği, psikoloğun süpervizyon eğitimi kapsamında veya üniversite öğrencilerine uygun terapi hizmeti projesi uygulamalarına sahiptir. Terapinin de bir sağlık hizmeti olduğunu, terapistlerin size iyi bir hizmet sunabilmek için birçok eğitimden geçtiğini de göz önünde bulundurarak maddi olarak size uygun bir terapistle bu yolculuğa başlamanızı önerebiliriz.
6. En önemli adım: Görüşmede güvende hissetmeniz.
Terapi kişinin, kendi duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını daha iyi anlayabilmesi, sorunlarını ele alması ve değişim sağlaması için bir terapistten rehberlik almasıdır. Bu noktada kişiye kendini açabilmesi için güvenli ve yargıdan uzak bir alan sunulması önemlidir. Terapi ortamında bu ilişkinin kurulmasını kolaylaştırmak için birçok etik ilke vardır. Bu etik ilkelerin ihlali, danışanın güvende hissetmesinin önüne geçebilir. Terapi, yapısı gereği her zaman sizi rahat hissetirecek bir alan değildir, sorunlarınızla yüzleşmek doğal olarak sizi rahatsız edebilecektir. Ancak terapistinizin bu konuları ele alış biçiminden ve etikle alakalı konulardan dolayı rahatsızlık duymamanız önemlidir. Terapist, sizi yargılamadan ve güvenli bir ortamda dinlemelidir. Açıklayıcı ve destekleyici olmalıdır. Eğer bir terapist ile birkaç seans sonunda kendinizi rahat hissetmiyor veya ilerleme kaydedemediğinizi düşünüyorsanız, terapist değiştirmekten çekinmeyin.
Psk. Ceren Koçar